Haberler

Sayıştay raporunda Türk usulü Ar-Ge

Sayıştay’ın 2020 yılı Dış Denetim Raporu’nda bazı kamu idarelerinde, bilimsel araştırma projelerinin finansmanı için özgülenen kaynakların, bilimsel araştırma projesi tanımına ve amacına uygun olmayan alt yapı yatırımlarında kullanıldığı belirlendi. Raporda bilimsel araştırma projesi kapsamında verilen avansların da zamanında kapatılmadığı, bilimsel araştırma projelerine ilişkin projenin başlama tarihinden itibaren her altı ayın son haftası içinde ara rapor vermeleri ve proje neticesinde kesin rapor sunulması gerekmekte iken projelere ait ara ve sonuç raporlarının teslim edilmediği veya geç teslim edildiği vurgulandı.

Raporda desteklenen, kapsama alınan, devam eden ve tamamlanan projeler hakkındaki özet bilgilerin ilgili yükseköğretim kurumunun internet sayfasından duyurulmadığı, bilimsel araştırma projeleri kapsamında verilen ödenek ve yapılan harcamaların izlenmesi için kullanılması gereken 962 Bilimsel Projeler Hesabı ile 963 Bilimsel Projeler Karşılığı Hesaplarının kullanılmadığı da kaydedildi.

Sayıştay tarafından desteklenen projeler kapsamında edinilen taşınırların, projenin sona ermesini müteakip proje yürütücülerinin zimmetinde bırakılması nedeniyle diğer personel tarafından kullanılabilmesi imkânının sağlanmadığı ve süresi geçtiği halde tamamlanmayan projelerin bulunduğu, ilgili yükseköğretim kurumu dışındaki ulusal veya uluslararası kurum ve kuruluşlarca desteklenen projelerin takibinin, bilimsel araştırma projeleri koordinasyon birimlerince yapılmadığı tespit edildi.

Bir çok kamu kurumunda muhasebeleştirme işlemlerinin yanlış yapıldığının belirtildiği raporda denetimlerde bazı öğretim üyeliği kadrolarına yapılacak atamalar için ek koşul getirilirken objektiflik ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmediği, ilanların büyük çoğunluğunda belli bir kişiye işaret eden şartların istendiği ve bu sebeple de sadece birer kişinin başvurabildiği tespit edildi.

Sayıştay raporunda denetimlerde, iptal edilen yatırım teşvik belgeleri kapsamında yararlanılan destek unsurlarının geri alınmasına ilişkin olarak bazı vergi dairelerince işlem yapılmadığı, yararlanılan destek unsurunun birden fazla vergi dairesi müdürlüğünü ilgilendirmesi nedeniyle ne kadar tutarda istisnadan ya da indirimden yararlanıldığının tam olarak belirlenemediğinin tespit edildiği ifade edildi.

Ayrıca Sayıştay, KDV iadesini gerçekleştiren vergi dairelerince çoğunlukla iadeye esas konut satışlarına ilişkin fatura bedellerinin, tapu harcına esas satış bedeli tutarları ve varsa banka kredi miktarları ile karşılaştırılmadığı kaydedildi. Bazı vergi dairelerinin söz konusu çapraz kontrolü yapmakla birlikte ilgili kurum ve bankalardan temin edilen veriler doğrultusunda yaptıkları kontroller sonucunda konut satış bedeli yönünden ortaya çıkan farklılıkları sadece tapu harcı yönünden değerlendirdikleri, konut sahiplerince iktisap tarihinden sonraki beş yıllık sürecin altında elden çıkarılan ve iadeye konu edilen konut satışlarının değer artışı veya ticari kazanç ve KDV mükellefiyeti yönünden değerlendirilmediği tespit edildi. Gayrimenkul alım satımıyla ilgili idareler ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasında oluşturulan bilişim sistemlerinde tam bir entegrasyonun sağlanamamış olması nedeniyle vergi dairesi personelinin çok sayıda yazışma yapması gerektiği ve bu suretle iade sürecinin uzadığı dile getirildi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ

24 saat

24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu